Bülent Uygun, Fenerbahçe ile yolları ayrılan Domenico Tedesco hakkında konuştu. Uygun, "Ben antrenman bilimi üzerine kitap yazdım. Dünyada tek. Diyorsunuz ya 'Tedesco birincilikle bitirdi' diye. O kitabı ben yazdım." dedi.
Fenerbahçe'de teknik direktör Domenico Tedesco ile yolların ayrılması ve seçim kararı alınmasının ardından gözler yeni hoca adaylarına çevrildi.
Bu süreçte adı öne çıkan isimlerden biri olan Bülent Uygun, Tivibu Spor'da yaptığı açıklamalarla dikkat çekti.
Hem teknik direktörlük hem de sportif direktörlük ihtimallerine değinen Uygun, Fenerbahçe taraftarının kendisine gösterdiği ilgiden söz ederken, başkan adaylarının kendisiyle ilgili tavırlarının seçim sonuçlarını etkileyebileceğini ifade etti.
Öte yandan Uygun, Ali Koç hakkında da değerlendirmelerde bulunarak kulüp yönetimine dair görüşlerini paylaştı.
İşte Bülent Uygun'un gündem yaratan açıklamaları:
"Bugün başkan adaylarımız var. Hangisine söylerseniz söyleyin, evet teveccüh göstermeye başladı Fenerbahçe taraftarları sağ olsunlar, baş tacı. Çünkü benim yaptığım, başarı dediğimiz hikaye, çok kolay bir hikaye değil.
Hani böyle insanlar 'Sen ne yaptın?' diyorlar ya. Görüyoruz ya. Anadolu'da takımların ne duruma düştüğünü, parasızlık uğruna neler yaptığını görüyoruz.
Kurtulmaz denilen takımları kurtarabiliyorsak, UEFA'ya götürebiliyorsak, Şampiyonlar Ligi'ne götürebiliyorsak ki bu Şampiyonlar Ligi'ne gitmek bile çok zor onların arasındaki bu uçurumdan dolayı.
Suçsuz yere, iftiralardan dolayı da 8 ay hapis yattığımız bir durum var. İnsanlar pandemide 8 gün evinde yatamadı. Ben suçsuz yere 8 ay yattım. Ha çıktıktan sonra gereğini yaptım. Allah'a şükür, devlet orada biliyor.
Velhasıl döndüğümüzde, bizim bu süreçler içerisinde benim teknik direktörlükle ilgili teveccüh gösteren bir Fenerbahçe taraftarı, bu geçmişteki yaptığımız başarıyla beraber beni biraz daha fazla tanımaya başladılar.
Ben antrenman bilimi üzerine kitap yazdım. Dünyada tek. Diyorsunuz ya 'Tedesco birincilikle bitirdi' diye. O kitabı ben yazdım. Onu okudu da birincilikle bitirdi. Ama o kitabı yazan benim, böyle bir aksilik var.
Dünyada hiçbir adam, teknik direktör antrenman bilimi üzerine kitap yazmadı. Herkes hayat hikayesini yazdı. Klopp da hayat hikayesini yazdı, Guardiola da yazdı, öteki de yazdı...
Ben bir hayat hikayesi de yazdım. Uğradığım haksızlığa karşı '90+metris' diye yazdım. 'İleride Fenerbahçe'de hoca olduğumda yayınlarım' dedim. Kitabı okuyan edebiyat hocası da 'Hayatım boyunca 400 sayfalık bir kitabı tek seferde okumadım, muhteşemdi' dedi.
'Yapma hocam, gaz verme. Sonra çıkartmak zorunda kalırız' dedim.
Velhasıl insanların bana gösterdiği teveccüh ve teknik direktörlük konusu benim hoşuma gidiyor ama ben bir sportif direktörlük anlamında veya teknik direktörlük anlamında özellikle aday olan başkanlar benim adımı söylediğinde seçilme ihtimalleri zayıf olacak. Çünkü hep şöyle bir algı var: Dünya çapında bir hoca olsun.
Hep bir Mourinho tarzı gelsin. Eee geldi.
Sayın başkanımız Ali Koç'tan daha zengin bir insan var mıydı? Yok. Adam kendi milyar dolarlarını Fenerbahçe aşkına değişmeyen bir adamdı.
Sportif direktörlükte teknik direktörlükten çok daha önemlisin. Teknik direktörden daha önemli olan bir göreve daha çok sürecin içerisinde talip olunduğumuz bir nokta var. Teveccüh gösteren başkanlar var. Kendileri arıyorlar. Bizimle çalışmak istediklerini söylüyorlar.
Mevlam neylerse güzel eyler. Benim hep şudur: Allah'ım şampiyon olacaksam ve gittiğim takımda o şampiyonluğu yaşatacaksam benim de orada olmamı nasip et. Yoksa ben oraya gideyim de şöyle olsun, böyle olsun diye öyle kapının arkasında pusu kurmuş bir adam olmadım."
Programda yöneltilen "İki tane pozisyon var. Hangisi gönlünüzde hocam?" sorusuna da yanıt veren Uygun, teknik direktörlük ve sportif direktörlük konusundaki görüşlerini şu ifadelerle dile getirdi:
"Teknik direktör olarak zaten şampiyon yaparım ama benim teknik direktör olduğum andan itibaren kongre üyeleri seçmezler. Ben onlara kimin, nasıl bir hocayı seçmeleri konusunda fikrimi söyleyeceğim. Onlar kimi seçerler bilmem.
Ben teknik direktör olarak başkan seçtiremem, tatmin etmem. Ama yalandan herkes birilerini arıyor.
Teknik direktör olarak olmayacağı için dönüyorsun, sportif direktör olarak da senden iyisi olmadığı için zaten seni tercih edecekler.
Ben bu konularda çok iyi bir organizasyon yeteneğim olması münasebetiyle, pratik zekamın, cesaretimin, bir de futbolun içerisinden gelip de bu yaptığım başarılara baktığımızda şuradaki puan ortalamalarını görünce, ben düşen takımlarla bunlara yakın puan alıyordum."
Comments
0 comment